Hesap Uzmanı, Yeminli Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi, Vergi Uzmanı

Boyut Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik

Merhaba, 26 Nisan 2019 Cuma

Bağımsız Denetim Zorunluluğu Tartışmaları;

01 / 10 / 2014
Bağımsız Denetim Zorunluluğu Tartışmaları;

Bağımsız Denetim Zorunluluğu Tartışmaları;

Kamuoyu nda bir tartışmadır gidiyor. Mevzuat gereği tüm işletmeler bağımsız denetime tabiidir görüşleri yazılıp çiziliyor. Bağımsız denetimde hala yasal zorlayıcı müeyyideler aranıyor. Bu görüşler halihazırda yürürlükte olan yeni TTK ve düzenlemelerini içeren mevzuat tartışmalarından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte Tam Tasdik işlemindeki zorlayıcı bağlayıcı düzenlemelerde olduğu gibi yasal bir zemin aranıyor. Diğer taraftan da , Kamu Gözetimi ve Standartları Kurumu kendi yetkisinde olan son yasal düzenlemeler gereği Bakanlar Kurulu Kararı ile yeni Bağımsız Denetime Tabii olacak şirketleri belirlemeye ve yayımlamaya devam etmektedir. 

 Bu tartışmalar, TTK nu na tabii Anonim Şirketlere  bir yönetmelikle denetçi atanması usul ve esaslarını düzenleme yetkisi alan, TC Gümrük ve Ticaret Bakanlığının  yayımlanması gereken yönetmeliklerini yayımlayıncaya  kadar da devam edeceğe benziyor.

Bu tartışmaların temelinde bağımsız denetimin yeterince anlaşılamadığından kaynaklandığını düşünüyoruz.

 Bu tartışmalara  farklı yönleriyle katkıda bulunmak istiyoruz.

 Bizim kanaatimiz ce;Tüm Şirketler Bağimsiz Denetime Tabidir , Denetim Yaptirmayan Şirketlerin Finansal Raporlari Kullanıcılar açısından herhangi bir anlam ifade etmemektedir. 

Bu görüşümüzün dayanaklarını tek tek özetlemek gerekirse ;

Bağımsız Denetim; “Finansal tablo ve diğer finansal bilgilerin, finansal raporlama standartlarına uygunluğu ve doğruluğu konusunda, makul güvence sağlayacak yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtlarının elde edilmesi amacıyla, denetim standartlarında öngörülen gerekli bağımsız denetim tekniklerinin uygulanarak defter kayıt ve belgeler üzerinden denetlenmesi ve değerlendirerek rapora bağlanmasıdır. “ yani Bağımsız denetim, bir işletmeye ilişkin tabloların belirli standartlara uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği konusunda bir görüş oluşturmak amacıyla finansal tabloların denetimidir.

Bu denetim evrensel ilkelerin üzerine oturur. Bu ilkeler muhasebenin uluslararası genel kabul görmüş ilkeleri yani standartlarıdır. Denetim dahi uluslararası denetim standartlarının üzerine oturur ki bu standartlar da evrensel genel kabul görmüş ilkelerdir.

Denetçi yayınlanan ya da yayınlanmayan mali tablolar için bir görüş oluşturur. İşte bu görüş meşhur deyimiyle “Makul Güvence” dir ve Denetçi bilgilerin doğruluğu hakkında makul güvence verir. Kime ? kim o mali tabloları kullanmak istiyorsa.

Ülkemizde bu güvence şu an bazı firmalar açısından verilmektedir. Bu firmalar halka açık olan firmalar ve çoğunluğu finansal piyasada işlem gören halka açık olan ve olmayan firmalar gibi finansal firmalardır. Örneğin Gayrimenkul Değerleme Şirketleri ya da EPDK nın denetimine tabii belli ölçüde ki enerji firmaları gibi. Bunun haricinde ki bir çok firma mali tabloları için makul güvence verilmemekte yani bağımsız Denetim ler yapılmamaktadır. Bunun yapılabilmesinin koşulu Devletin zorunlu müeyyideleri gibi yaptırımlar la makul güvence nin aranması değildir. Kamunun zoru ile firmalar denetim yaptırmamalıdırlar. Zor ve müeyyide olmamalıdır da. Makul güven ce kimin için gerekli ise o talep etmelidir. Bu haliyle ihtiyaridir. Bağımsız denetim ihtiyari olmak zorundadır da. Bütün yabancı ülke düzenlemeleri de bunu ifade etmektedir. Bırakın pratiği biraz önce kısmen bahsettiğimiz ilke ve standartlar da bunun üzerine kuruludur. Öyleyse çoğu kanunlarımızda düzenlemeler yapılarak çoğu işlemlerde firmaların mali tablolarının doğruyu yansıttığı bilgisine yönelik bağımsız denetimden geçmiş mali tablolar aranmalıdır. Tabu işlemleri, kredi talepleri, uyuşmazlıklar gibi işlemleri kastediyoruz.

Makul güvence yi kim talep ederse işletme mali tablolarının bağımsız denetimden geçirir. Başta bunu firma ortakları istemelidir. Hali hazırda yurt dışı yerleşik finansal kredi kuruluşları yurt içerinde kredi vermek istedikleri firmalardan Bağımsız Denetim istemektedir. Olması gereken de budur. Piyasalar kuralı koyar. Devletin zorlayıcı müdahalesi maddi müeyyidelerinin olmaması gerekir. Bu husus Yeminli Mali Müşavirlik Tam Tasdik ya da Kısmi tasdik işleri ile karıştırılmaktadır. Ki yaygın kanaatin aksine bu işlem Devletin zoru değil talebidir. Bu talepte makul güvence değil doğruluğun tasdikidir. Yani devlet  yada kamu vergi matrahının tespit ve tasdikini istemektedir. Tasdik etmek başkadır, makul güvence vermek başkadır. Bu husus İncelenmedir.

Uluslararası Muhasebe Standartları 2400 İncelemeyi (Sınırlı Denetimi) ortaya koyar. İnceleme, bağımsız denetimden farklı olarak incelemeye tabi finansal tabloların önemli yanlışlık içermediği konusunda makul güvence sağlamak üzerine tasarlanmaz. Bu nedenle muhasebe kayıtlarının test edilmesini içermez. Analitik inceleme ve mevzuat incelemesi olduğu gibi diğer inceleme tekniklerini içerir. Bağımsız Denetime göre dar kapsamlıdır ve ilgililere makul güvence vermez. Onun yerine muhatabına (YMM Tam Tasdik İncelemesinde Vergi İdaresi) doğruluğuna ilişkin tespiti içeren güvence verir. Ve muhatabın istediği koşul ve standartlarda. Dolayısıyla da kuralı Vergi İdaresi koyar.

Bu haliyle bağımsız denetimden geçmiş mali tablo kullanıcılarını genişletmek daha doğrusu artık işletmelerimizin mali yapılarının evrensel ölçüler içerisinde güvence verir noktasında getirip talep etmekle Bağımsız Denetim gerçekleştirilebilir. Aksi düzenlemeler her zaman için hayal kırıklığıdır. Bu bağlam da KGK nun denetime tabii şirketleri belirleme yetkisi (BKK Kararı ile) konusunda ki  bağlayıcılığı olmamalıdır. Bunun yerine mali tabloların kullanıcıları başta finansal kurumlar kredi verenler hissedarlar o mali tablolarda çıkarı olan çalışanlar müşteriler bağımsız denetimden geçen mali tabloları talep etmeliler ki işletmeler piyasa gereğince mali tablolarını isteğe bağlı olarak bağımsız denetimden geçirsinler ve evrensel mali tablolar açıklasınlar.

Sonuç olarak Her Şirket , Kurum , Kuruluş Bağımsız Denetime tabiidir.  Bağımsız Denetime tabii olma konusunda kamunun zorlayıcı yasal düzenlemeleri anlamlı değildir. Bu Kamu Gözetimi Kurumu dahi olsa. Piyasa kurallarını kendisi koyar, hiç bir firma mali tablolarını bağımsız denetimden geçirme konusunda zorlanmamalıdır. Unutulmamalıdır ki kullanıcılar açısından mali tabloların güvenilirliği Bağımsız Denetimden geçmiş olup olmamasına bağlıdır.

 

Selçuk YÜCEL, YMM, BD



Paylaş

SOSYAL AĞ BAĞLANTILARIM

Medya-T