Selçuk Yücel Kişisel Web Sayfasına Hoşgeldiniz!

Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi…

Ülkemiz ekonomisinde uygulanmakta olan istikrar politikaları ve yapısal dönüşümü içerisinde bulunduğumuz şu günlerde yeni politika ve uygulama modelleri ve arayışlarını da beraberinde getirmektedir. Bu nokta güçlü ekonomiye geçiş programı kapsamında sıkı maliye ve gelirler politikası bağlamında Türk Vergi Sisteminde yeniden reform çabaları da hız kazanmaya başladı.  

Bu çabaların temel politika yaklaşımı birinci olarak; kayıtlı vergi mükellefleri üzerinde ki vergi yükünü aşağıya çekerken, vergi yükünü halihazırda vergilendirilemeyen alanlara da kaydırmak suretiyle vergi adaletini sağlamak ve vergi hasılatını artırmak, böylelikle sağlıklı kamu gelirleri yaratmak olarak tanımlayabiliriz, ikinci olarak aynı zaman da bu yaklaşım esprisi olarak ta değerlendirebileceğimiz emel vergi politikası vergi yasalarını basit ve işler hale getirmektedir. Bunun da ilk adımı atılmış bir çok vergi ve diğer yükümlülükleri içerisinde toplayan basit ve adil bir yaklaşımı amaçlayan Özel Tüketim Vergisi yasa tasarısı gecikmelide olsa hazırlanmıştır.

Öte yandan bizce bu kapsam ve politikalar bağlamında değerlendirilmesi gereken ve hala görmezlikten gelinen diğer önemli bir hususta, finans sektörü üzerinde bulunan Türk Vergi Mevzuatımız da yer alan Banka Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) nin kaldırılarak mevcut işlemlerin Katma Değer Vergisi (KDV) konusu yapılmasıdır. Bu önerimizi daha önce bu satırlarda yeniden yapılandırma modelleri ve süreçleri kapsamında bankacılık sektörü yazılarımızda öneri olarak dile getirmiştik. Özellikle bankacılık sektörü yeniden yapılandırılırken mali işlemler ve hizmetler üzerinden BSMV’ nin kaldırılarak ve KDV kapsamına alınması ciddi bir fırsattır ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bilindiği gibi BSMV dolaylı bir vergi olup aslında KDV kapsamına giren işlem ve hizmetler üzerinden alınmaktadır. Vergi mevzuatımızda KDV sistemine geçilmesi ile birlikte finans sektörünün BSMV ile vergilendirilmesine devam edilmiş, KDV ile kavranmamıştır. Bu işlemlerin aynı zamanda KDV’nin de konusuna girmesi nedeniyle KDV’sinde , üzerinden BSMV alınan işlemler istisna edilerek çifte vergilendirilme olasılığı ortadan kaldırılmıştır. Öte yandan aynı verginin konusunu oluşturan işlemler üzerinden KDV alınması ile BSMV alınması arasında temel bir fark ortaya çıkmaktadır. Bu fark halihazırda haksız olarak finans sektörü üzerinde bulunmamaktadır. Bu farkta vergi tekniği olarak KDV’sinin mahsup sistemine izin verirken BSMV’ nin mahsup sistemini taşımasıdır. Bu özellik iki ayrı verginin aynı vergi konusu üzerinde yaratmış olduğu temel ayrılıktır. Bunun yanında diğer bir hususta halihazırda vergilendirilmemesi gereken çoğu finansal hizmet ve işlemlerin hala BSMV ile vergilendirilmesidir. Yalnızca bu iki husus dahi, BSMV den vazgeçilerek bu işlemler üzerinde vergilendirilmenin KDV konusu yapılamasının temel gerekçesini oluşturmaktadır.

Bunun yanında Türk Vergi Sistemi’nin Avrupa Birliğine uyum çalışmaları açısından da BSMV nin kaldırılarak KDV’sine geçilmesi uygun ve anlamlı olacaktır. Her ne kadar hali hazırda finans hizmetleri üzerinden alınan BSMV’ nin Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde vergi harmonizasyonu açısından sorun teşkil etmese de, yine de pek çok sorun yaratması olasıdır. Çünkü 1997 den bu tarafa Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde ortak bir KDV sistemi uygulanmakta olup tüm ülkelerde bankacılık ve finans işlemler KDV’ye tabi tutulmaktadır. Bir fikir vermesi açısından Avrupa Birliği’ndeki uygulamalar konusunda kısada olsa bahsetmek uygun olacaktır. Üye ülkelerde bu konuda uyum sağlanması amacıyla konseyin 6 numaralı KDV direktifi yer almaktadır. Bu direktifin 13’üncü maddesinde de bankacılık ve finansal hizmetlerle ilgili istisnalara yer verilmiştir.

 Bu istisnalardan bazıları,

● kredi verilmesi

● gayrinakdi krediler

● mevduat işlemleri, havale, tahsilat ve ödemeler

● döviz işlemleri

● menkul kıymet işlemleri

Diğer taraftan çoğu üye ülkelerde de çoğu finansal hizmetlerin istisna edildiğini görüyoruz. Örneğin İngiltere’de bankacılık ve finansal hizmetler yüzde 17.5 oranında KDV’ye tabii olup pek çok finansal hizmetler KDV sinden istisna olmakla birlikte (havale, menkul kıymet işlemleri, kredi , sendikasyon kredileri vb ), genel bazı hizmetlerden genel müşavirlik, portföy yönetimi, saklama ve yatırım danışmanlığı gibi işlemler KDV’sine tabi tutulmaktadır.

Öbür taraftan Devlet Planlama Teşkilatı’nın Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Vergi Özel İhtisas Komisyonu Raporu 2000’li yıllarda Türk Vergi Sistemi’nin sahip olması gereken ilke ve önerilerinde banka sigorta muameleleri KDV kapsamına alınması önerisinde konuya şu şekilde yer vermektedir. “ BSMV ve KDV aynı tür vergi olup, KDV’ninki 17/4 üncü maddesi uyarınca BSMV kapsamındaki işlemler KDV’den istisna edilmiştir. Halen iki vergide uygulanmaktadır. Her iki vergiyi de ödemek durumunda olan mükellefler açısından uygulama oldukça karışıktır. Mal ve hizmet alımları nedeniyle KDV ödeyen mükellefler, nakden ve hesaben lehlerine aldıkları paralar üzerinden BSMV ödedikleri için KDV’yi indirim konusu yapmamaktadırlar.

İndirim konusu yapılamayan KDV gider yazılmak suretiyle kurumlar vergisi matrahından indirilmektedir. Buna karşılık mal ve hizmet teslimleri KDV’ye tabi olan mükellefler yabancı kaynak kullanmalar halinde BSMV ödemekte ve ödenen BSMV gider yazılmaktadır.

Ayrıca bazı hallerde KDV’nin mi , BSMV’ nin mi uygulanacağı konusunda tereddüt olmakta, her iki verginin uygulama alanları çakışmaktadır.

Bu nedenlerle BSMV nin kaldırılarak KDV kanunu kapsamına alınması, finans hizmetlerinde iki vergi uygulamasını basitleştirmek için gerekli bulunmaktadır.”

Görüldüğü gibi BSMV ‘nin kaldırılarak KDV kapsamına alınması bir çok çevre tarafından da ifade edilmekte ve desteklenmektedir.

Sonuç olarak denilebilir ki, finans sektörünün yeniden yapılandırıldığı şu günlerde ve Türk Vergi Sistemi’nin yeniden yapılandırılması öncesinde, her iki yapılandırma modellerinin ve politikalarının ortak paydası açısından da, BSMV nin kaldırılması ve KDV kapsamına alınması, uygulanan ekonomi politikalarında başarısı açısından yeni ve faydalı bir adım olacaktır düşüncesindeyiz.

Bu hususun, konunun tüm taraflarınca gündeme getirilmesinde ve tartışılmasında fayda görmekteyiz.

Finans Dünyası Dergisi, Sayı;150 Sh;59-60